23 Ocak 2012 Pazartesi

TEOMAN


ilk askerdeyken dinledim teoman'ı. ancak çok dinlediğim şarkı vardı o dönem ve arada kaynadı aslında. asker dönüşü bir şarkı ararken yanlışlıkla aldım ikinci albümünü. bir yandan arabayı yıkarken bir yandan da albümü dinliyordum. sonra başka birşey dinlemez oldum. her şarkısını beğenerek dinlediğim ender albümlerdendi. etrafımda çok fazla bilen de yoktu, kardeşimle hayıflanır, nasıl bu adamı bilmez ve dinlemezler derdik. an geldi aman iyi böyle herkes bilmesin moduna da girdik. karizmatik kelimesinin moda olmaya başladığı zamanlar teoman'a yakıştırıldı bu laf. ondan sonra karizmatik olmak gibi bir kaygısı olan kişiler türedi. çakma karizmaların arasında teoman için de rol yapıyor dendi. gerçekten teoman da rol mü yapıyordu. o günlerde yine elime tesadüfen eski bir dergi geçti. teoman ile ilk albümü çıkmadan önce yapılmış bir röportaj vardı. okudukça irkildim, hiç tanınmayan bilinmeyen bir genç adam 4 yıl önce ne düşünüp ne söylediyse bugün de aslında aynı şeyleri anlatıyordu ve öyle davranıyordu. yani rol değil ta kendisiydi. sabaha kadar içiyor ama bardaki program günü öğlende sahne alacağı yere gidip garsonundan ışığına herşeyi kontrol ediyordu. hayatı çok umursamıyor ama hayatında var olan herşeye değer veriyordu. aradan yıllar geçti ve teoman bugün bildiğimiz teoman oldu. ama hep samimiydi. dürüsttü ve açık sözlüydü. albüm kartonetindeki yazılar size mi ait dendiğinde gülüp, yok yaa arkadaşlar hazırlamışlar işte dedi. sarhoş oldu evet içtim dedi, yeri geldi çelme takana çaktı yumruğu. en son babası ile ilgili yazdığı yazıyı okudum. sarsıldım, tek kelimeyle. okuduklarımdan sonra hem saygım arttı, hem takdir ettim hem de daha farklı olamaz diye düşündüm. 3 sene önce okusam bu kadar etkilenirmiydim? sanmam, çünkü o zaman babamla empati yapardım, şimdi yazdıkları bana oğlum ile empati yaptırdı ve çok derinden etkilendim. muhteşem şarkıları, hayat görüşü, yazdıkları yönettikleri, çaldıkları söyledikleri bir kenara oğluma bağlanmam, onun yanında neden olmam gerektiği konusunda bile bana bir dürtü verdiği için bile teoman ayrıcalıklıdır. arkadaş mı al sana arkadaş, daha büyük kıyak mı olur. sanatçı mı al sana sanatçı, dinleyenine bir iz bıraktı. insan mı al sana insan, içi dışı bir işte. o ne içimizden biri, ne de kaf dağının ardında bir ünlü. o nev-i şahsına münhasır birisi.

Hiç yorum yok: