23 Ocak 2012 Pazartesi

BOZCAADA



bozcaada'da geçirilen hergün benim için hayatıma eklenen bir yıl demek. öncelikle burada geçirilen zaman diliminde bir tatilden neler istediğiniz çok önemli, o bakımdan nefret te edebilirsiniz, çok ta sevebilirsiniz. ben o buz gibi denizine giremesem de, 5 yıldız otellerdeki hizmet anlayışını ve kompleks tatili olmazsa olmazlar arasına koysam da ada tatili çok farklı, eşsiz ve huzur dolu bir yaşam biçimi. dinlendikçe sevilen bir şarkı gibi, her gidişiniz de yeni bir yönünü gösteriyor size. sessiz kendini belli etmeyen sadece farkedebilenlerin gördüğü uzun saçlı bir kadın gibi bu ada. onunla eğlenmek değil gölgede uyumak istersiniz ya, onunla konuşmak yerine birlikte susmak istersiniz ya, onunla onunla savaşmaz sadece huzur bulursunuz ya, işte öyle birşey adada olmak, kalmak, tatil yapmak. 5 aylık oğlum bile huzur buldu adada ve 12 saat uyudu. eşimin gözlerinden okudum o tarfisiz mutluluğu, bir kadını hediyeler, tatlı sözler yada çiçeklerle değil bir coğrafya ile mutlu edebildiğimi anladım o an. çünkü hepsi vardı bu adada. burda geçen zaman başlı başına bir hediye, çaprazdaki rüzgar tatlı sözlerdi fısıldanan ve her yanı çiçeklerle bezeli bahçeleri vardı adanın. adada geçirilen tatil bence tatil değil bir insanın kendisine verdiği ödüldür kanımca. güzel anılarımızı sarmalayıp şarabımızla, domates reçellerimizle döndük adadan. ta ki resimlere baka baka özlem dolu günlerimizi geçirip tekrar gidene kadar.

Hiç yorum yok: